İçeriğe geç

Uzmanlık Alanı · Makula

Makula Hastalıkları

Merkezi görmeyi etkileyen hastalıklarda ayrıntılı görüntüleme, doğru sınıflandırma ve kişiye özel takip.

Makula hastalıklarının değerlendirilmesinde OCT ve koroid görüntüleme sunumu

Makula, retinanın merkezinde yer alan ve okuma, yüz tanıma, renkleri ayırt etme ve ince ayrıntıları görme gibi işlevlerden sorumlu küçük ama kritik bir bölgedir. “Makula hastalıkları” tek bir hastalığı değil; yaşa bağlı makula dejenerasyonundan makula deliğine, epiretinal membrandan pakikoroid spektrumuna kadar birbirinden farklı klinik tabloları kapsar. Benzer şikâyetler farklı nedenlerden kaynaklanabileceği için doğru tanı çoğu zaman ayrıntılı retina muayenesi ve multimodal görüntüleme gerektirir.

01

Makula hastalıkları hangi belirtilere yol açar?

Makula merkezi görmenin odağı olduğu için buradaki değişiklikler genellikle “bakılan noktanın” kalitesini etkiler. Düz çizgilerin eğri veya kırık görünmesi, harflerin birbirine karışması, yüzleri seçmede zorlanma, merkezde gölge ya da boşluk hissi ve kontrast azalması sık tarif edilen yakınmalardır. Bazı hastalarda iki göz arasındaki fark nedeniyle erken değişiklikler uzun süre fark edilmeyebilir.

Yeni başlayan metamorfopsi, yani düz çizgilerin eğri görünmesi, özellikle makulada sıvı veya anatomik değişim olduğunda önemlidir. Belirtilerin hızlı başlaması, ani merkezi görme azalması veya yeni bir karanlık alan gelişmesi daha erken değerlendirme gerektirebilir. Evde Amsler kareleriyle yapılan takip bazı hastalarda değişimi fark etmeye yardımcı olabilir; ancak bu yöntem muayenenin yerini tutmaz.

02

Yaşa bağlı makula dejenerasyonu (sarı nokta hastalığı)

Yaşa bağlı makula dejenerasyonu, ileri yaş grubunda merkezi görmeyi etkileyebilen önemli makula hastalıklarından biridir. Kuru formda drusen ve atrofi gibi değişiklikler ön plandayken, neovasküler formda anormal damar oluşumu, sıvı veya kanama görülebilir. Bu iki formun seyri ve tedavi yaklaşımı birbirinden farklıdır.

OCT, makuladaki sıvı ve yapısal değişiklikleri izlemek için temel görüntüleme yöntemlerinden biridir. Fundus fotoğrafı, otofloresans ve gerektiğinde OCTA veya boya anjiyografileri tanıyı tamamlayabilir. Neovasküler hastalıkta göz içi anti-VEGF tedavileri hastalığın aktivitesini kontrol altına almak için kullanılabilir. Kuru formda ise hastalığın evresi, atrofi alanları, görme fonksiyonu ve risk profili üzerinden takip planlanır.

03

Makula deliği ve epiretinal membran

Makula deliği, merkezi retinada tam kat bir açıklık gelişmesidir. En sık yaşa bağlı vitreus değişiklikleriyle ilişkilidir; bazı hastalarda travma veya yüksek miyopi gibi farklı nedenler de rol oynayabilir. Merkezi görmede azalma ve düz çizgilerde bozulma yaratabilir. OCT, deliğin çapını, evresini ve çevre retina dokusunu ayrıntılı olarak gösterir.

Epiretinal membran ise makula yüzeyinde ince bir zar dokusunun oluşması ve retinayı çekerek kırıştırmasıdır. Hafif olgularda yalnızca izlem yeterli olabilir. Görme azalması ve metamorfopsi günlük yaşamı belirgin etkiliyorsa cerrahi seçenekler gündeme gelebilir. Bu durumlarda vitreoretinal cerrahi kararı, OCT anatomisi ve hastanın şikâyetleri birlikte değerlendirilerek verilir.

04

Pakikoroid ve santral seröz koryoretinopati

Pakikoroid spektrumu, koroid damar yapısındaki belirgin değişikliklerle ilişkili bir hastalık grubudur. Santral seröz koryoretinopati bu spektrumun sık bilinen tablolarından biridir. Makula altında sıvı birikmesi merkezi görmede bulanıklık, görüntünün küçülmüş veya çarpık algılanması ve renklerde değişiklik yaratabilir.

Pakikoroid değerlendirmesinde yalnızca koroid kalınlığına bakmak yeterli değildir. OCT ile retina pigment epiteli ve subretinal alan, OCTA ile damar ağı, gerektiğinde indosiyanin yeşili anjiyografi ile koroidal dolaşım birlikte değerlendirilebilir. Akut bazı olgular kendiliğinden düzelebilirken kronik veya tekrarlayan durumlarda tedavi seçenekleri hastalığın özelliklerine göre planlanır.

05

Makula hastalıklarında görüntüleme neden belirleyicidir?

Makula hastalıklarının çoğu çıplak gözle yapılan muayenede görülen bulgulardan daha ayrıntılı anatomik bilgi gerektirir. Retinal görüntüleme bu nedenle tanı ve takip sürecinin merkezindedir. OCT retina katmanlarını mikron düzeyinde gösterirken, OCTA retina ve koroid damar ağını görüntüleyebilir. Otofloresans pigment epiteli metabolizması hakkında farklı bir pencere sunar.

Multimodal yaklaşım “daha fazla test yapmak” anlamına gelmez. Amaç, klinik soruya en uygun yöntemi seçmek ve görüntüleri birlikte yorumlamaktır. Örneğin benzer OCT görünümü veren iki hastalıkta damar yapısı veya koroid bulguları tanıyı değiştirebilir. Önceki görüntülerin yeni incelemelerle karşılaştırılması da hastalığın aktivitesini ve ilerleme hızını anlamayı kolaylaştırır.

06

Tedavi ve uzun dönem takip nasıl planlanır?

Makula hastalıklarında tek bir standart tedavi yoktur. Gözlem, göz içi enjeksiyonlar, fotodinamik tedavi, lazer uygulamaları veya cerrahi seçenekler hastalığa göre gündeme gelebilir. Tedavi kararında görme düzeyi kadar, şikâyetin günlük yaşam üzerindeki etkisi, OCT bulguları, hastalığın süresi ve önceki tedavilere verilen yanıt da dikkate alınır.

Bazı makula hastalıkları tekrarlayıcı veya kronik seyredebilir. Bu nedenle uzun dönem takipte kontrol aralıkları hastalığın aktivitesine göre değişebilir. Yeni gelişen eğrilme, merkezi bulanıklık veya görmede belirgin azalma olduğunda planlanan kontrol tarihini beklememek gerekir. Elinizdeki eski OCT ve anjiyografi kayıtlarını saklamak, değişimin zaman içindeki seyrini değerlendirmek açısından son derece değerlidir.

07

Makula muayenesine gelirken ne getirmeli?

Makula hastalıklarında zaman içindeki değişim çoğu zaman tek bir muayeneden daha değerlidir. Bu nedenle daha önce çekilmiş OCT, OCTA, fundus fotoğrafı, floresein anjiyografi veya indosiyanin yeşili anjiyografi kayıtlarının mümkünse dijital veya basılı olarak getirilmesi yararlıdır. Daha önce göz içi enjeksiyon uygulanmışsa hangi ilacın ne zaman yapıldığına ilişkin kayıtlar da tedavi yanıtını anlamayı kolaylaştırır.

Hastanın kullandığı sistemik ilaçlar, geçirilmiş göz ameliyatları, ailede makula hastalığı öyküsü ve sigara kullanımı gibi bilgiler de değerlendirmeye katkı sağlar. Muayene sırasında göz bebeğini büyüten damlalar kullanılabileceği için birkaç saat bulanık görme ve ışık hassasiyeti oluşabilir. Özellikle ilk kez ayrıntılı retina değerlendirmesine gelen kişilerin bunu günlük planlarında hesaba katması faydalıdır.

Tek gözde belirgin şikâyet olduğunda diğer gözün ayrıntılı incelenmesi de önemlidir. Makula hastalıkları iki gözde aynı anda ve aynı şiddette ilerlemeyebilir. Düzenli karşılaştırmalı takip; bir gözdeki yeni aktiviteyi, diğer gözdeki sessiz değişiklikleri ve tedavi sonrası anatomik yanıtı daha güvenilir biçimde değerlendirmeye yardımcı olur.

Değerlendirme

Merkezi görmede eğrilme, bulanıklık veya yeni bir boşluk hissi varsa değerlendirmeyi ertelemeyin.

Önceki OCT ve retina görüntülerinin karşılaştırılması, değişimin hızını ve tedavi gereksinimini anlamada özellikle değerlidir.

İletişime Geç

Makula & Araştırma

Bilimsel değerlendirmeden klinik yoruma.

Prof. Dr. Sibel Demirel — Pakikoroid araştırması
01Pakikoroid araştırması
Prof. Dr. Sibel Demirel — Bilimsel sunum
02Bilimsel sunum
Prof. Dr. Sibel Demirel — Retinal görüntüleme
03Retinal görüntüleme